İsveç çok Pahalı

İsveç çok pahalı derken, bize göre, yani Türkiye’den gidenlere göre çok pahalı. İsveçliler gelir seviyesi yüksek bir ülkede yaşamanın keyfini çıkarıyor. Türkiye’den giden birine İsveç’te tek odaya 1500 (BİNBEŞYÜZ) lira ödemek çok pahalı gelse de, İsveç vatandaşları için pek de yüksek bir meblağ sayılmaz.

Tek odaya 1500 lira! Sallıyor muyum acaba? Tabii ki hayır.

Kendi kaldığım oda tek kişilikti. 20 metrekarelik odaya 3654 SEK (Swedish Kronor) ödüyordum. O zaman, 3654  İsveç kronu’nun Türk lirası cinsinden karşılığı 1250 lira civarındaydı, şu anda da aynı galiba, aradan pek zaman geçmiş sayılmaz zaten. Bu durumda bana “verilecek olan” (€ 530) hibenin büyük bir bölümü (€ 412) eridi uçtu diyebiliriz. Hibeden bana aylık € 120 gibi bir meblağ kalmış oldu. Bununla, bir Benelüx turu, bir Birleşik Krallık turu, bir Almanya turu ya da bir Rusya turu yapabiliriz, rüyamızda tabii ki.

Kaldığım odanın çok lüx olduğu düşünülebilir, lakin haşa ve kellâ. Odada; çalışma masası, iki sandalye, kitaplık, küçük bir masa, baza, elbise dolabı dışında bir şey yok. Bildiğimiz yarı eşyalı küçük bir oda işte. Mutfağı beş kişi ortak kullanıyorduk.

Bunun dışında giyim ile ilgili neredeyse her şey çok pahalı. İsveç’e gidince Türkiye’de tekstil cennetinde yaşadığımı düşünmüşlüğüm oldu. Giyim kuşam konusunda ne lazımsa en iyisi de ucuzu da bizde.  Bu yüzden İsveç’e büyük bir çantayla gelmekte fayda var. Sadece sıradan bir şapka aldım, fiyatı: 50 SEK.

Yemek ve gıda konusunda değişken bir durum söz konusu. Yemekleri dışarıda herhangi bir mekandan yemek çok pahalı. Ama gıda ürünlerinin çoğu gayet iyi bir fiyata bulunabilir. Bu yüzden hangi marketlere gitmeniz gerektiğini de bilmeniz lazım. Daha sonraki yazılarda suggestible marketleri de ekleyeceğim.

Ulaşım da pahalı. Kaldığım yer ile üniversite kampüsü arası mesafe, yürüyerek 20-30 dakika, toplu ulaşım aracıyla 30 SEK yani yaklaşık 10 lira tutuyordu. Neredeyse bizdeki taksi fiyatı… Orada taksilerde pahalı. Yerli halk bisiklet kullanıyor doğaya, çevreye zarar vermemek amacıyla. Erasmus öğrencilerinin çoğu da halkla aynı şekilde bir bisiklet edinip pedallayarak okula gitmeyi tercih ediyor.

Elektronik aletler de pahalı…

Bana en çok dokunan; berberin, pardon! $ kuaförün sadece önünden geçmiş olmak olmalı. Saç kestirmek o kadar pahalı ki, öğrencilerin bir kısmı saçlarını $ kuaförde staj yapan arkadaşlarına ya da azıcık saç kesmekten anlayan arkadaşlarına kestiriyor. Ama bu bile 150 SEK  civarı bir para ödemek anlamına geliyor. Arkadaşsa neden para alıyor demeyin, money does matter. Gitmeden önce saçımı uzatmaya başlamıştım, uzatmaya devam edip $ kuaförlere hiç uğramadım.

Sağlık sektörü de pahalı. Sadece hastanelere ve eczanelere yaklaşık 1200 lira harcadım. Benimki gibi gıcık bir şirket ile anlaşma yapmadıysanız, poliçeniz dönüşte paranızı geri ödüyor. Ama HDI sigorta gibi şirketler parayı ödememek için ellerinden geleni yapıyor. Kendileri bana geri ödeme yapmadılar, mahkemeyle filan uğraşmak istemediğim için paramı alamadım.

Sonuç olarak, İsveç Türkiye’ye oranla çok pahalı.