İsveç, (Uppsala) Güvenli

Güvenlik deyince akla ilk gelen, insanların estirmiş olduğu terör olsa da bunu kastetmiyorum. İsveç’in ‘insan terörü’ açısından en güvenli ülkelerden biri olduğu su götürmez bir gerçek, bu açıdan sorun yok. Ancak ben sadece hayvan terörü üzerinde duracağım.

İsveçliler doğa, doğal hayatı koruma ve çevreye zararı en aza indirgeme konusunda oldukça hassaslar. Kaldığım şehir olan Uppsala çevrecilik konusunda uluslarası alanda ödül almış bir şehir. Ancak doğal hayata verdikleri önem, gerçekçi davranmanlarına engel olmuyor.

Boğaziçi Üniversitesi kampüsünü gezdiğinizde, etrafta bir çok kedi köpek görebilirsiniz. Benzer bir şekilde Türkiye’nin hemen her yerinde sokak hayvanları bulabilirsiniz. Çoğu yerde, at, eşek, inek de var bu sokak hayvanları arasında. Hayvanları özellikle kedi köpekleri çok severim. Ancak sokak hayvanlarının, özellikle de sokak köpeklerinin insanlar açısından oldukça tehlikeli olabildiği tartışmasız bir gerçek. İnternette köpek saldırılarıyla ilgili haberler bulmakta zorlanmayacaksınızdır. Boğaziçi kampüsünde kendim de, bazı arkadaşlarım da köpekler tarafından saldırıya uğradık. Bir arkadaşın köpekler saldırdıktan sonra, tek başına gezmemeye çalıştığına tanık oldum. Buna rağmen, “hayvansever” öğrenciler kampüsteki sokak köpeklerinin toplanmasını isteyen diğer öğrencilere karşı “insansavar” tavırlarıyla hep saldırgan bir tutum takındılar. Türkiye’de genel durum bu mu tam bilemiyorum. Ama en azından bizim okulda hayvanseverlik, hayvanlara hiç karışmamak olarak algılanıyor.

Uppsala’da kaldığım süre zarfında, bazen geceleri bile sıkılıp dışarda dolaşabiliyordum. İsveç’te kaldığım süre boyunca gördüğüm tek sokak hayvanı tavşanlardı! Doğayla iç içe bir şehir olduğundan tavşanlar evlerin bulunduğu alanlara kadar geliyordu. Ama altı aylık süre boyunca dışarda başıboş hayvanlar görmedim. İnsanlar evcil hayvanlarını tasmalarla dolaştırıyor. Yani sokaklarda,  kuduz mu acaba diye korkacağınız köpeklerden eser yok.

Bildiğim kadarıyla, İsveç’te tavşan gibi hayvanların sayısını kontrol altında tutmak amacıyla, hayvanlar öldürülüp biriktirilerek organik yakıt üretiminde kullanılıyor. Başıboş sokak hayvanlarının olmaması, belki de bu yüzdendir. Ama sonuç olarak, onların hayvan sevgisi ve doğal hayatı koruma konusunda, bizden çok farklı düşündükleri ortada. Türkiye’de çoğu konuda olduğu gibi bu konuda da duygusallık hakim, bizde insanlar gerçeklerle değil duygularıyla hareket ediyor.

Konuyu oldukça dağıtmış olabilirim. Özetlemek gerekirse, Uppsala’da sokağa çıktığınızda, ya da şehre yakın bir yerde gezdiğinizde korkmanız gereken sokak hayvanları yok. En kötü ihtimalle yabani hayvanlarla karşılaşırsınız. Ama, yabani hayvan olarak tavşan dışında bir şey görmedim.

Evcil hayvanlara evet, ama #sokakköpeklerinehayır 😇